Ramazan_02

Zekat / Fitre

Zekatın Hükmü

Zekat, hicretin ikinci yılında, Ramazan orucundan sonra farz kılındı, İslam’ın beş şartından birisidir. Kur’an-ı Kerim’de zekatı emreden pekçok ayet vardır. Bunlardan birisi:

“İman edip iyi işler yapan, namaz kılan ve zekât verenler var ya, onların mükâfatları Rableri katındadır. Onlara korku yoktur, onlar üzüntü de çekmezler.” Bakara Suresi, 277

Bu konudaki hadislerinden birkaç tanesi de:

“İslam, beş esas üzerine kurulmuştur: Allah(c.c)’ dan baska ilah olmadığına ve Muhammed (s.a.v)’in Allah’ın peygamberi olduğuna şehadet etmek, namaz kılmak, zekat vermek, Ramazan orucunu tutmak ve hacca gitmektir”

“Mallarınızı zekat ile koruyunuz. Hastalıklarınızı sadaka ile iyileştiriniz, bela dalgalarını dua ve niyaz ile karişılayınız”

Zekatın dinimizdeki yeri nedir?

Zekat, dinin diregi olan Namaz ibadetinden hemen sonra gelmekte ve birlikte zikredilmektedir.İkisinin birbirine baglanmasının en mühim hikmeti, namazın dinin direği, zekatın ise İslam’ın köprüsü olmasıdır. Namaz, dini koruyan, zekat asayişi temin eden İlahi iki esastır.

Zekatın dindeki ehemmiyeti içindir ki; Peygamber Efendimiz (s.a.v) ‘nin vefatından sonra halife seçilen Hz. Ebu Bekir (r.anh), zekat vermeyenlerle savaşmış ve bununla ilgili olarak şöyle söylemiştir:

“Allah (c.c) ‘ a yemin ederim ki, namazla zekatın arasını ayıranlarla mutlaka savaşacağım . Çünkü zekat mali bir haktir. Allah(c.c) ‘a yemin ederim ki; Resulullah (s.a.v) ‘a vermiş oldukları bir deve yularını dahi bana vermezlerse, bu sebeble onlarla mutlaka savaşırım” (Ebu Davud )

Zekat Vermemenin Mesuliyeti

Gerek ayetlerde gerekse de hadislerde farz olan zekatı vermeyenler şiddetle tehdit edilmişlerdir. Kur’an-ı Kerim’de “Allah’ın, kereminden kendilerine verdiklerini (infakta) cimrilik gösterenler, sanmasınlar ki o, kendileri için hayırlıdır; tersine bu onlar için pek fenadır. Cimrilik ettikleri şey de kıyamet gününde boyunlarına dolanacaktır. Göklerin ve yerin mirası Allah’ındır. Allah bütün yaptıklarınızdan haberdardır.” denilmiştir. (Ali İmran 180)

Peygamber Efendimiz (s.a.v) de bir hadisi şerifinde “Allah’ın kendisine vermiş olduğu malın zekatını vermeyen kimsenin malı, Kıyamet gününde, iki gözünde iki siyah nokta bulunan, dehşetli, zehirli bir yılan şekline sokulur ve bu yılan o gün mal sahibinin boynuna sarılır. Sonra agzı ile mal sahibinin çenesinin iki tarafından yakalar ve ‘Ben senin dünyada çok sevdiğin malınım, ben senin hazinenim ‘ der” söylemistir. (Buhari, Ibni Mace)

Fitre

Fitre ne demektir, hükmü nedir? 

Halk arasında fitre denilen sadaka-i fıtır, Ramazan ayının sonuna yetişen ve aslî ihtiyaçlarından başka en az nisap miktarı mala sâhip bulunan her Müslüman’ın vermesi vâcip olan mali bir ibadettir.
Sadaka-i fıtır, insan fıtratındaki yardımlaşma ve dayanışmanın bir gereği olarak insan varlığının zekatı kabul edilmiştir. Bu nedenle sadaka-i fıtr’a, “can sadakası” veya “beden sadakası” da denilmektedir. Diğer taraftan fitre, yoksulların ihtiyaçlarının giderilmesinde, bayram gününün neşesinden onların da istifade etmelerinde önemli bir rol oynar.

Kimler sadaka-i fıtır vermekle yükümlüdür? 

Sadaka-i fıtır, borcundan ve aslî ihtiyaçlarından fazla olarak nisap miktarı mala sahip olan her Müslümana vaciptir. Bireyin sadaka-i fıtır ile mükellef olması için öngörülen zenginlik ölçüsü, zekatta aranan nisaptır. Ancak sadaka-i fıtırda, zekatta öngörülen, malın artıcı olması ve üzerinden bir yıl geçmesi şartı aranmamaktadır.

Sadaka-i fıtır ne zaman verilir?

Sadaka-i fıtır, Ramazan Bayramı’nın birinci günü tan yerinin ağarmasıyla vacip olmakla birlikte, Ramazan ayı içinde de verilebilir. Hatta fakirlerin bayram ihtiyaçlarını karşılamaları için, bayramdan önce verilmesi daha iyidir. Ancak Bayram sabahına kadar sadaka-i fıtır verilmemiş ise, Bayram günlerinde ödenmesi gerekir. Zamanında ödenmeyip sonraya kalan fitreler ise, mümkün olan ilk fırsatta ödenmelidir.

Vaktinde ödenmeyen sadaka-ı fıtır borcu nasıl ödenir?

Bütün ibadetlerde olduğu gibi sadaka-i fıtır yükümlülüğü de geciktirilmeyip zamanında yerine getirilmelidir. Bununla birlikte zamanında ödenmemişse, bu fitrelerin mümkün olan ilk fırsatta ödenmesi gerekir.